İnsanın akademisyen ahbabı olması iyidir. Bunun sebebi arasıra kitap yazan ahbapların size de tercihan imzalı bir kitap gönderme ihtimalidir. Ekonomi alanında marifetli hocalarımızdan Murat Çokgezen sağolsun muhtelif tarihlerde yazdığı yazıları derleyip toparladığı kitabı Homoekonomikus’un bir nushasını bila bedel, üstelik kargosu da tarafından ödenmiş şekilde bana “aziz dostum, değerli blogcu Fethi Sipahi Tan beyefendiye en derin hürmet ve sevgilerimle” imzasıyla göndermiş. Kitabı elime aldığımda ilkin biraz şaşırdım. “Yahu Murat hoca da şaşırdı, ekonomistlerin cinsel tercihinden bize ne, bir de Liberte basmış kitabı, bu nasıl özgürlük yandaşlığı” demişken Homoekonomikus ile farklı bir mana kastedildiğini anladım. Murat bey sağlam bir akademisyen olması yanında, Ekonomitürk ekibi ile kıyaslanabilecek çapta mizah anlayışına da sahip. Aslında keşke Ekonomi Türk ekibine takma bir isimle katılsa, hepimiz için kazanç olurdu.
Herneyse, Homoekonomikus’u elime aldım, bazı yazıları önceden okumuştum ama derlenmesi iyi olmuş. Derhal bu kitabı da klozet kitapları serisine kattım. Yanlış anlaşılmasın, klozet kitapları benim gözümde seçme kitaplar anlamına gelir. Epey kitap bitirdim klozette otururken, yerine göre tekrar okunması gereken bazı kitaplar da banyodadır. Kimsenin rahatsız etmediği nadir yerlerden biri olduğu için tercih ediyorum.
Homoekonomikus’un içindekilere şöyle bir göz atarsak, “Kötü Hoca İyi Hocayı Kovar”, “Dostlarla ne kadar görüşmeli”, “Evlenin Tasarruf Edin”, “Eyvah Kocam Fuara Gidiyor”, “Bırakınız Girsinler”, “Yabancı Damata Veto” gibi ağır makalelere rastlıyoruz. Murat Hoca karmaşık gibi görünen güncel konuları tam da olması gerektiği gibi basit ama çok eğlenceli ve akıcı bir dille bizler için çözümlüyor. Mesela benim de hep canımı sıkan, kar yağdığında bizler evimizde televizyon başında yanlayıp yatarken sokaklarda elleri donarak yüksek fiyatla otomobiller için lastik zinciri satmya çalışanlara “vay kan emiciler, 10 liralık şeyi 20 liraya satıyorlar” diyen ahmaklara cevap olarak yazdığı kısa yazı göz açacak cinsten. Yine, ekonomik korumacılığın zararlarını aynen kültürel korumacılığa yansıtan Murat Bey kültürel ve dini anlamdaki korumacılığın da faydasız olduğunu düşünüyor. Dinine ve kültürüne güvenen onu rekabete açar, misyonerlik ve kültürel istila yalanının ardına sığınmaz diye tercüme edeyim ben.
Hasılı, Murat bey iyi iş yapmış, Ekonomi Türk’ün şimdiye kadar çoktan yapması gerektiği gibi seçme yazılarını kitaplaştırmış, vatandaşa büyük bir hizmet sunmuş. Bir “homoekonomikus” olarak bedava kitap için ayrıyeten teşekkür eder, pek ümitli olmamakla birlikte kendisine bol kazançlar dilerim.
Murat bey herhalde Homoekonomikus için çok daha güzel bir site, tercihan blog açacaktır, devir pazarlama devri. Sağda solda elli tane blog açan gençler hocaya yardımcı olabilir, akademisyenler mahcup olur, şöyle klas bir site için desteğinizi esirgemeyin. Bakın yeri de belli, Marmara Üniversitesinde imiş, hem elini de öpmüş olursunuz.
Posted on Ağustos 7th, 2007 by robdoshambr
Filed under: Uncategorized
valla iyi ki yazmışsınız fethi bey. ben de okula gidince murat hocaya bir uğrarayayım da, bana da bir tane imzalayıp versin. severim kendisini, esprili hocadır. gerçi zamanında bana matematiksel iktisat dersinden zayıf vermişti, ama olsun.
senin gibilere diploma veren universiteler bu hale getirdi memleketi zaten. cahil zibidi.
Bliyal,
Murat beye benim selamımı da söyle, epeydir yüzyüze görüşemiyoruz. Sayesinde epey matematik çalışmışsındır, bugün değerini daha iyi anladığını zannediyorum
Manyakadam,
Ne alakası var, saçmalamışsın. Lütfen biraz daha nezaket, görüşlerine katılmasan da kırıcı olmak zorunda değilsin. Kalpakları değişiriz sonra.
FST
Fethi efendi, bu adamin burada dediklerinde bisey yok tamam. Ama eski dediklerini bir gozden gecir mutlaka bana hakverirsin. kendisi bir numarali ozentici ve hatta birazda cokbilmistir. zibidiligini de ben demiyorum, kendi sitesindeki resmi diyor. inanmayan baksin. ama yinede derseniz ki baska yerde yazdigi baskadir buradaki baskadir, o yuzden yeni sebeb dogmadan bisey dememek daha iyi olur, sizde haklisiniz. caniniz sagolsun.
bu arada fethi efendi: kalpaklari degisiriz diyorsun ama en ustteki yazi hala kalpak. yani bir turlu degismiyor. hani bizim haftasonu yazisi? ne oldu? hem sonra kalpakli yada kalpaksiz resim koymak lazim yukariya. ropdosambirli da olur. eger dahada fazla unlu olmak istemiyor iseniz yuz kismini rutus sansur vs yapabilirsiniz. isterseniz sizin icin bizim oglanda yapabilir.
(yaziyi ailecek bekliyoruz ona gore. daha fazla bekletmeyin bizi. hayret bisey.)
Fethi bey,
Murat hoca vizede zayıf vermişti, ama finalde geçmeyi başardık. Merak etmeyin, okula gittiğimde selamınızı iletirim. Biz de uzun süredir oturup sohbet etmemiştik, vesile olur.
Manyak bey kardeşim,
Senin gibi düşünmeyen insanlara karşı hoşgörülü olmayı öğrenmen gerekiyor. Kaldı ki, dış görünüşe bakarak insanları yargılamak gibi insanlığın ilkel dönemlerine ait marazları bünyende taşıyorsun. Cemil Meriç “İnsana saygı ona tahammülle başlar,” der. Görünen o ki, henüz bu olgunluğa ulaşamamışsın; yaşın küçük olsa gerek. Büyüklerine karşı saygılı olman lazım.
Görüyorsunuz işte Fethi bey, zamane gençlerinde adab-ı muaşeret hiç kalmamış.
bliyal veledi, sen hele beni bir kenara birak, benim oglan bile gozu kapali dover seni. hatta hastanelik eder. sen kime kucuk diyorsun? ayrica bu medeniyet ayaklarinida birak. biz gorduk gecen seferden senin ne kadar medeni ve basklarina hosgorulu oldugunu. isine gelince kiviriyorsun degil mi?
fethi bey, bu bliyalmidir nedir, eger cizgiyi dahada asacak olursa yorumlarini yayinlamamanizi rica edecegim. surada iki kelime konusuyoruz soytariligin luzumu yok. birde utanmadan insana saygidan bahsediyor velet yahu.. tanimasak neyse..
Manyak bey kardeşim,
Oğlunuz varmış, Allah bağışlasın. Demek “seri üretime” geçecek kadar büyükmüşsünüz. İnşallah size çekmez, ahlâklı yetişir; medenî bir insan olur. Zaman kötü, gençlerin ahlâkını bozan çok şey var.
Fethi bey,
Eğer haddi aştıysak affola; ne yapalım, çocukla çocuk oluyoruz arada.
Manyakadam Abicim,
Allah askina birak su kisiliksiz seyi…
Bunu da bosu bosuna demiyorum…
Bak abi sana yukarda ne demis : “dış görünüşe bakarak insanları yargılamak gibi insanlığın ilkel dönemlerine ait marazları bünyende taşıyorsun.”
Ama ayni seviyesiz ve kisiliksiz insan kendi blogunda bak ne demis : ““Modern” dedim, çünkü başörtüsünün geri bir inancı temsil ettiğini düşünüyorum……………….
……………
Giysiler ister istemez insanların nasıl düşündüğünü de gösteriyor. Kot pantolon giyen, makyaj yapan bir kız ile, siyah çarşaf giyen ve yüzünü göstermeyen bir kızın aynı inançlara ya da ideolojiye sahip olduğunu söyleyemezsiniz. Metallica tişörtü giymiş, siyah kot pantolonlu, spor ayakkabılı ve uzun saçlı bir erkek ile, kumaş pantolon ve gömlek giymiş, ayağında makosen ayakkabılar olan ince bıyıklı bir erkek için de aynısı geçerlidir.”
Yani bu kadar olur ya….
Insanlik hakkinda en son konusacak kimse herhalde budur… Ama yaptiklari bu kadar da degil….
Yukardaki kosesinde kendine bliyaal gibi ibranice koklu kelimelerle tanimlamakta bir sakinca gormeyen bu insanlikla alakasi olmayan “sey” sonra utanmadan Basbakan ve cevresi icin : “Bir de aklıma çok takılan bir şey var. Abdullah Gül’ün karısının ismi “Hayrünisa”; kızının ismi ise “Kübra.” Erdoğan’ın kızının ismi de “Sümeyye.” Bunlar Türk isimleri mi Allah aşkına? Apaçık Arap isimleri bunlar! Nedir bu Arap hayranlığı? İnsan Türk olmaktan bu kadar mı nefret eder? Bu kadar mı utanır? Bunlar resmen kendilerini Türkiye Cumhuriyeti’nin bir üyesi olarak görmüyorlar.” demis…..
Yani kisliksizlik diz boyu….
Bir de gormemis gibi kosesinde hala diyar-i kufurde falan diye yazdiktan sonra bir de “simdi de istanbulda” yazmis…
Madem istanbuldasin niye londradayim diye yaziyon…
Ama cevap verirse utanmadan daha diger pisliklerini de yuz onune cikarir gerekli cevabi veririm bu utanmaza…
bu kadar olur ya!!!
sagolasin fatih demir hizir gibi yetistin. hakkaten laf anlamaz bu. bir de bana seri imalat falan demis valla kan sicradi beynime. terbiyesiz herif. simdi yanimda olucakti oglanada birakmaz kendim dokerdim 32 disini kafir kilikli serserinin.
neyse bak sana ne diyecem.. gecen gunu corlulu ali pasa medresesinin ordan az beyazita dogru gidince sol tarafta bir cami var ona girmistim. baktim icerde bir grup genc sunneti bitirmisler daha farza durmamislar. iclerinden bir tanesi vardi uzun sacli kupeli top sakalli diyeyim gerisini sen anla. demesin mi yanindaki arkadasina kametle diye. sonra cemaat yaptilar farza durdular ben de sunneti sonra kilarim diye durdum bunlarla. hem de tam bu uzun saclinin yaninda!
bu senin bliyal serserisinin abdestle namazla isi olsa zaten arada camiyede girerdi boyle seyler yazmazdi. ama bu da masabasindan halka akil veren ankara kafasindan ne beklersin ki fatih evladim?
Fatih bey kardeşim,
Bloğumun gizli takipçisi olduğunuzu bilmiyordum.
Dış görünüşün “düşünceyi” göstermesi başka, birisinin dış görünüşüne bakarak ona “zibidi” demek başka. İlki bir tespit, ikincisi bir aşağılama. Alıntı yapılan cümlelerimde de bir tespiti açıklıyorum ve “ideoloji” kelimesini kullanıyorum. Diğer yazdığım şeylerde de kendi “düşüncemi” söylüyorum. Bu kadar basit. Tabii, siz başkalarının sizden faklı düşünmesinden son derece rahatsız olduğunuz için, olup biteni kavrayamamanızı ve aradaki farkı anlayamamanızı tamamıyla doğal karşılıyorum.
“bliyaal” kelimesini kullanmam her zaman için eleştirilebilir. Nitekim ben de diğerlerini kullandıkları isimler için eleştiriyorum. Her ikisi de gayet olağandır. Yalnız bu “bliyaal” kelimesini ele alış tarzınız bana biraz sorunlu geldi. Musevilere karşı herhangi bir art düşünceniz varsa bunu açık açık söyleyin – ancak, bunu söylemenin sizin için cesaret işi olduğunu kabul ediyorum.
Diğer yandan, Londra-İstanbul gibi ufak tefek şeyler ile bir yere varılmaz. Cümleyi tamamıyla okuyan zaten İstanbul’da olduğumu anlar. Bu kadar basit bir şey dahi size özentilik olarak görünüyorsa, bu özentiliğin nedenini kendi içinizde aramanız gerekir. Bunun için aynaya baksanız dahi yeter.
Diğer yazdıklarımı – sizin deyiminizle “pisliklerimi” – açığa çıkaracakmışsınız. Düşüncelerime “pislik” dediğinize göre, siz de bahsettiğim “insanlık” durumuna henüz ulaşamamışsınız demektir. Medenî olmak aynı zamanda hazmetmeyi de gerektirir. Ancak siz hazım ilacı yerine “müshil ilacı” almışsınız – düşünce “kabızlığından” olsa gerek.
Walla haklisin Manyakadam abicim…
De elini kirletmene degmez.. Bunlari boyle celiskileri ile tutarsizliklari ile yani zekalarinin normal bir insan zekasinin ne kadar altinda oldugunu ispatlayarak tepelemek lazim…
Dedigin camiyi bilirim. Ben de Aksaraydan cemberlitasa giderken yada donerken dururdum orada… Tabi evvelinde yada sonrasinda Bereket donerini de unutmazdim
Ozledim memleketi walla… ama su tipler sogutuyorlar adami memleketinden…
basortululere geri inancli demenin nesi asagilama degil utanmaz adam? sen boyle mi tespitte bulunuyorsun? hem ben sana zibidi diyorsam bunun ideolojiyle ne ilgisi var. demek zannediyorsunki kot pantolon giymek ideolojik bir sey. zaten oyle de yazmissin. merak etme bende de var iki cift kot pantolon. ama senin gibi kot giyince birsey oldum sanmiyorum.
Manyak bey ve Fatih bey kardeşim,
Camiye girecek durumda olsaydım bile camiye girmekten çekinirdim. Çünkü sizin gibi adamlar ile saf tutmanın insanı imandan çıkaracağından korkardım. Zira Peygamber “safları sık tutun, yoksa araya şeytan girer,” demiş.
sen bu kafayla daha cok zaman camiye girecek durumda olmazsin. cenabet herif.
Bilyaal
Oncelikle kardesim falan diye konusma. yoksa agzimi bozarim.
Milletin curuk kagidi almis cocuklarina “ipne” diye yazmak senin dusunce sistemin ise ben oyle dusunce sisteminin icine senin kullanmami tavsiye ettigin seylerle yaparim…
kullandigin cumleyi en gerizekali adam bile anlar… “dis gorunusune bakarak insanlari yargilamak” demissin… sonra utanmadan insanlari “cok komikti bilmem neydi diye yargilamissin.. Ne kadar kivirirsan kivir hicbiryere cikamazsin… Millet ne kasar bir kivirtgan oldugunu gordu…
ister kendine bilyaal ister gaydeve de…umrumuzda degil… yahudi dusmanligini gizlemek icin boyle bir kelimeyi sectigini soylemen de iyi olmus… Arap ve musluman dusmanligini aciktan yapman senin ne kadar insanliktan nasibini almamis bir yaratik oldugunu da zaten ortaya koymus…. Benim elestirim burda da celiskilerinken, basbakan ve gulun dioger cocuklarinin ismini anmadan iftira ve yalanlarina yol bulmaya caismanken yaptigin pislikleri ortaya dokmekken bana baska seyler ima etmen seviyesizligini gosteriyor…. Insan olamayisini gosteriyor zaten…
Location icin acikca Londra yaziyor be gormemis adam… Degistir o zaman..niye hala onu birakiyorsun…kucuk dusuncelerin kucuk insani…
Dusuncelerinize pislik dememistim celiskilerinize demistim..ama kafanizin ici onunla dolu oldugu icin agzinizdan da o dokulmus…
Medeniyet sizin basortulu insanlara geri demeniz basbakanin cocugunun hastaligina ipne diye gulmeniz bulundugu yeri yalan yazmaniz ise ben oyle medeniyetin icine……
Bak ne demis yaw….okudukca tepem atiyor… AKP icin ne demis bu bilyaal denen utanmaz “Önümüzdeki pazar günü AKP’ye, Erdoğan’a, hatta Bülent Arınç’a – hem de samimî olarak – oy verecek insanlar var. Bence AKP’ye oy veren bir insan ancak iki şeyden biridir: Ya bir aptal ya da bir üçkağıtçı. Bundan başka mantıklı bir açıklama olamaz.”
bu mu senin dusunce diye seettigin sey?????
seviyesiz saygisiz yaratik!!!
Manyak bey ve Fatih bey kardeşim,
Üslubunuzun artık adabı aşmasından açıkça görüyorum ki, siz iyice sinirlenmişsiniz. Halbuki, peygamberin de dediği gibi, öfke bir ateştir; şeytandan gelir. O yüzden iyisi mi, siz gidip bir abdest alın, iki rekat namaz kılıp iman tazeleyin ve bu gece yatağa öyle yatın. O kadar namaz-niyaz içinde yaşadıktan sonra, dikkatsizlik edip öte tarafa “niyazi” gitmek de var. Ne olur ne olmaz …
Ah, bir de şu “bliyaal” kelimesini ikiniz de doğru yazsanız. Sürekli olarak ya “bilyal” ya da “bilyaal” yazıyorsunuz. Bu kadar da “idraksizlik” olmaz ki …
Utanmadan bir de adab dersi vermeye kalkiyor yaw…
Bak bakalim yukarida kim adabini bozmus bilibiliyaal efendi!!!
Ya aptal ya uckagitci dedigin icin sevdigim insanlara sana cok okkali birseyler soylemeyi dusunuyordum… sonra aklima birsey geldi ve muhattap almaya bile degecek fikir uretemedigin icin vazgectim…
Ama bu utancla bu kullandigin cumleyle yasamaya devam edeceksin… birgun biryerlerde yakalayiverecek bu cumleleriz seni…utanir misin? sanmam… yukardaki yazilardan sonra…. hic sanmam…. peeehhhh
Fethi bey,
Kusura bakmayın, yukarıda yazdık gerçi, ama bu gece kendimizi tutamadık işte. Oluyor arada.
utanmaz insan biz yazdiklarimizin arkasindayiz. sen kendi sozlerin icin ozur dile.
bu halkin yarisina ya aptal ya 3kagitci diyorsun. bir de utanmadan hosgorulu olmaktan bahsediyorsun. ikiyuzlu maskara seni.
Fatih Bey ve Manyakadam,
Burada yazdıklarınızın içinde doğru varsa dahi üslup sebebiyle güme gitmiş. Arkadaş hata yapmışsa bile müslümana düşen onun için hayır dua etmektir, pygamber efendimizi cahil köylüler taşladığında burayı yerle bir edelim diyenlere “onlar bilmiyor, umulur ki doğru yolu bulurlar” demiştir. Sizin bu tavrınız yüzünden belki de kendisi dini mübini islamdan daha da soğuyacak.
Arkadaşımız AKP için olumsuz şeyler söylemiş, ben AKP’nin avukatı değilim, size de olmamanızı tavsiye ederim. Blyal’e gereken cevap sandıkta verilmiş ama AKP eleştiriden münezzeh değildir.
Bliyaal bey,
Belki gormussunuzdur, ben bir ara sizin saka yaptiginizi dusunuyordum bu rahatsizlik yaratan ifadeleri kullandiginizda ama ciddiye benziyorsunuz. Gosterilen tepkinin uslubunu bir kenara birakalim, hic boyle cenabetlikten baslayip kot pantalon londra Ibranice filandan cikmadan da dediklerinizin bazilarinin tutar tarafi olmadigini gostermek kabil bence. Kabil de ihtiyac var mi bilmiyorum, cunku pekala da bunlari gorebilecek donaniminiz var gibi gozukuyor — atla deve degil bu isler sizin kadar okumus/okuyabilmis birinin kafasina saksi dusse bile atlamayacagi seyler bunlar gorebildigim kadariyla.
Camiye gidip gitmemeniz umurumda degil de, hakikaten degecek seylerde ugrasip gayet guzel blog girdileri yazabilen ve anladigim kadariyla universitede calisma ihtimali olan birinin, is burada hir cikartan konulara donunce akil, bilgi ve izanini tatile cikartmasi bana kayip olarak gozukuyor. 2007 Turkiye’sinde “bunlar boyledir zaten” dayip “bunlar”in “boyle” oldugunu dusunmeye meyyal insanlara ‘evet, evet, aynen’ dedirtmeyi cok asan seyler yapabilecek arkaplani oldugu asikar olan insanlarin bunu yapmamalarinin muazzam firsat maliyeti de olabilir. Siz bilirsiniz tabii.
Bülent bey,
Blogda yazdığım eleştirilerimde kimi zaman sert olduğum doğrudur. Ama sizin bahsettiğiniz ifadeleri yazdığımda çoğu defasında dalga geçiyorum. Kimi yerlerin ciddî gibi görünmesine gelince, internette ne sesimizi duyuyoruz ne de birbirimizin yüzünü görüyoruz. Kelimeler tek başlarına bunları yansıtmıyor. O nedenle bunlar hakkında farklı farklı düşünmek olağan sayılsa gerek. Ne de olsa kelimeler yüz yüze konuşmanın yerini tutmuyor.
Benim blogumda yazarken kızmama ve dalga geçmeme neden olan şeylerden biri de, manyak adam ve Fatih Demir gibi kişilerin davranışlarıdır. Kimse ile yazışırken onlar gibi aşağılayıcı ifadeler kullanmıyorum, ama bu insanların yeri geldiğinde karşılarındaki kişinin de onlara aynı şekilde cevap verebileceği ihtimalini görmeleri lazım. Gerçi ben onların bana yazdığı gibi yazmıyorum ya … Hem yüz yüze konuşsak bu iş sadece konuşmakla kalmaz herhalde.
Kızarak küfür etmek, dalga geçmek ya da alaycı olmaktan çok daha kolaydır. Düşünmeyen ve yeterli cevap verecek durumda olmayan kişiler, her zaman için işin kolayına kaçarak böyle davranırlar. Önemli olan soğukkanlı olmak. Hoş, arada benim de kızdığım olmuyor değil; ancak ne kadar beğenmeseniz de, birine karşı aşırı tavırla yaklaşarak sadece onun ne kadar haklı olduğunu gösterirsiniz. Elbet, hepimiz için geçerli bu.
Bliyaal bey,
Üslup konusunda size hak veriyorum ama bazı dostane fikirlerimi belirtmek.
Siz okumuş, belli bir kapasitede insansınız. Müslümanları veya genel anlamda herhangi bir dine inananları, pozitif bilim dışında inançları olanları tasvip etmemeniz son derece anlaşılabilir ve size mahsus olmayan bir durum. Ancak akil bir insan, hele de sizin gibi bir iktisatçı ne görüşten olursa olsun içinde yaşadığı toplumla ilgili analizlerinde hor gören, tepeden bakan bir anlayışa sahip olmamalıdır. AKP’yi sevmeyebilirsiniz, ki ben de belli uygulamalarını defalarca yerden yere vurdum, Bülent Arınç’a epey ağır sözler sarf ettim ama bu durum bize AKP’ye oy veren ya budala ya üçkağıtçı dedirtmemelidir.
Bu nokta ifrat noktasıdır, belki dediğiniz gibi karşı görüşte aşırı olanlar da vardır ama kullandığımız üslup Hürriyet gazetesi okur yorumcusu ayarını geçmezse işler çığrından çıkabilir. Bu noktada Manyakadam yahut Fatih beyin bnzer üsluplar takınması da normal görülür. Halbuki bu da hoş değil.
Bu işler daha sakin üsluplarla yürütülmeli diyorum, evet internette kimin ne kastettiği bazen belli olmuyor, bazen şaka kaka oluyor, insanlar yüzyüze olmadığı için psikoloji değişebiliyor vs. Biraz da bu yüzden, madem yüzyüze değiliz, daha temkinli olmak lazım.
Sizin Marksist, ateist, AKP karşıtı vs. olmanız normal şartlarda başta ben, kimsenin size saldırıda bulunmasına gerekçe oluşturmaz. Ama sevmediğiniz için bu konularla ilgili olmayan normal vatandaşın iyi kötü değerine anlamsız hakaretler etmek de doğru değil.
Selamlar.
FST
Fethi bey, baska tarafindan tutayim ben de:
AKP’yi sevmeyebilirsiniz, ki ben de belli uygulamalarını defalarca yerden yere vurdum, Bülent Arınç’a epey ağır sözler sarf ettim ama bu durum bize AKP’ye oy veren ya budala ya üçkağıtçı dedirtmemelidir.
Bu sadece ‘ayip’ oldugu veya yapici olmayan bir uslubun eseri oldugu icin boyle degil, zaten onlari dusunmeye gerek yok cunku denen dogru degil. Insanlar gucenmekten ve karsi-taarruza tesebbus etmekten bu noktanin uzerinde konusmuyorlar pek belki, onun icin havada kaliyor. Isin — en azindan bana — rahatsizlik veren tarafi orada, cunku rasyonalite kaybi var. Yani bunun maddi yanlis oldugunu gostermek icin ek ve akil-ustu seylere inaniyor olmak filan gerekmiyor. Elbette saka veya alayci uslup olabilir onlar ayri.
Fethi Bey, ben de sizin gibi dusunuyorum. Ama katilmadigim bir nokta var. Bence de yazi dili ile iletisim kimi noktalarda yetersiz kalabiliyor. Ancak burada da is yazar dusuyor. Yanlis anlasilmaya muait ifadeler kullanmamasi, gerekli yerlerde daha cok aciklama yaparak iki anlamli ifadeleri ortadan kaldirmasi gibi. Yani bence bir insan “yazi uzerinden oldugu icin oyle oldu” gibi bir bahaneye siginmamali. Zaten ben oyle bir durum da gormuyorum. Eger yukaridaki alintilar dogru ise -ki itiraz gelmedigine gore oyle olmali- uckagitci, aptal gibi kelimeler kullanmis olmayi boyle bahanelerle de aciklamak mumkun degil.
Yuksekogrenimin sozunu ettiginiz sekilde insana kapasite kazandirdigindan da acikcasi emin degilim. Belki de insan altyapisini ve deger sistemlerini carpik sistemde elde edince sonradan nereye gitse fayda etmiyordur.
Not: Butun bunlardan manyakadam ve fatih bey’in usluplarina katildigim sonucu cikarilmasin lutfen. Ama ozellikle fatih bey’in her zamanki mesajlarinda boyle ifadeler gormuyoruz. Takdir etmeliyiz ki bu arkadaslarimizi bu noktaya iten sey, dusuncelerinin ve inanclarinin dogrudan hakarete ugramis olmasi. (Aptal, uckagitci, geri inancli sozcukleri kastediyorum.) Gonul isterdi ki hakaret karsisinda dahi sogukkanliliklarini korusunlar. Dileriz sonrakilerde o da olur.
Bulnet Bey, Fethi Bey ve Dr Hayvan,
Uslubumu az cok bilirsiniz. Bugune kadar hakaret etmeyen hickimseye durduk yere hakaret etmem. Sogukkanliligin ve alttan almanin agzi bozuk salyalar akarak saldiran kisi karsisinda her zaman icin ekstra puan kazandiracagini da bilenlerdenim. Ama bu edilen her hakareti kabullenecegim her tokat atana oteki yanagimi uzatacagim anlamina gelmez.
Daha once bircok yerde bu olaylarin benzeri ile karsilastim. Bliyaal, KNZ, Zihni bey falan islerine geldiklerinde son derece “demokrat ve liberal” havalari icinde “amanin efenim biz cok liberaliz, herkese ozgurluk su bu” laflarini etmekte ve normal yazismalarinda yukarda Bliyaal’in Manyakadam’a verdigi cevaptaki gibi “dış görünüşe bakarak insanları yargılamak gibi insanlığın ilkel dönemlerine ait marazları bünyende taşıyorsun.” laflar etmekteler…
Ben bunlara inanmiyorum artik… Yukarda onca yazilandan sonra halen “ben demokratim, kimseye hakaret etmem, saka yapmistim” gibi carpitmalari yapip “hakli” olan taraf oldugunu ispata calissada bir insanin o ifadeleri kullanip sonra boyle seyler demesi tamamen ikiyuzluluktur.
Benim icin, sokakta suratiniza musluman oldugunuz icin pislikmissiniz gibi bakan adamin degeri sokkata suratima gulumseyip sonra gidip blogunda hakaretler eden, asagilayan adamdan daha kiymetlidir. En azindan merttir. En azindan liberalim ayaklarinda degildir. Atilla Yaylanin yaninda AKP’ye oy verenler ya aptal ya uckagitcidir diyemeyen (cunku derse liberaller bir daha binaya yaklastirmazlar) adamin arkasindan bu laflari etmesi ikiyuzluluk degil midir?
Arap isimlerine Turklukle cevap veren adamin ibranice icin ayni ayrimi yapmamasi ikiyuzluluk degil midir?
Cehennemde munafiklarin yerinin en asagida olacaginin soylenmesinde iste boyle bir ayrinti var bence…
Yoksa konu ne namazdir, ne goruslerini acik acik ifade etmektir. Bir de AKP konusunda dikkatinizi cekerim kendisi AKP’yi elestirmiyor AKP’ye oy veren halki elestiriyor. AKP babamin partisi degil sonucta ama babam o partiye oy vermis bir insan. Ve babama aciktan edilen bu hakarete karsi verdigim tepki az bile…
Burdan yine zihniyet meselesine geliyoruz… “diger”inin yasam haklarini yoneten oldugu icin “lutfediyormus” gibi veren bir zihniyet ile karsi karsiyayiz…
Allah askina ya kiyafetine gore insana “modern” degil diyen bir zihniyet Hitler donemi zihniyeti degil de nedir? Hani Kucuk Prens’te bahseder ya yazar “Bir zaman bir ulkeden astroloji konferansina bir adam gelir, sarikli oldugu icin yaptigi bilimsel kesifleri kimse dinlemez, sonra o adamin ulkesine bir diktator yerlesir ve kiyafet devrimi! yapar, adam yeni kiyafetlerle gider ve herkes onu dinler ve inanir”…. Bu hikaye 1950lerden dusunun artik…
Star Wars serisini severmisiniz bilmem. Special effect’lerini, esyayi dusunceyle hareket ettiren jedaylarini bir kenara birakacak olursak o filmde bir seyi ozellikle cok severim… Farkli sekil ve renklerde degisik kiyafetler giyen binlerce medeniyetten insan ve yaratik birarada yasarlar orada… ve tek adam zihniyeti ile evreni yonetmeye kalkan ve gucunu cumhuriyetten alan imparatorun tek tip kiyafetli ordusuna karsi savasirlar….
Bliyaal hariç herkesin söylediklerine katılıyorum.
Bu bliyaal hem marksist olan hem de liberal diktatör isteyen ama aynı zamanda demokrat olup 27 mayısı destekleyen, özgürlükçü olup dindarları aşağılayan kişi değil miydi?
Fatih’in uslubunu tasvip etmesem de karşısndakinin Bliyall -ve yazdıkları- olması Fatih’i haklı çıkartıyor.
Suat bey,
Bu bliyaal hem marksist olan hem de liberal diktatör isteyen ama aynı zamanda demokrat olup 27 mayısı destekleyen, özgürlükçü olup dindarları aşağılayan kişi değil miydi?
Bir deneyeyim:
Marksist olup liberal diktator istemek tarihin akisinda gerekli bir safhanin bir an once olmasi icin olabilir mi? Oyleyse tutarli.
Demokrat olup 27 Mayis’i desteklemek, 27 Mayis bayramken bize belletilen seylere inanirsaniz tutarli. Sinsi ama tutarli.
Ozgürlükçü olup dindarları aşağılamak cok kolay, ifade/beyan ozgurlugu sInIrInI hakarette degil kotu niyetle yapilmis ve maddi zarar veren iftirada cizerseniz makul. Hatta o size hakaret etsin, siz vurmaya kalkarsaniz polis sizi sopalasin filan bile oturur o sisteme.
Tutturabildim mi? Tutturabildiysem, tutarlilik hersey degil diyeyim. Ben Bliyaal beyin blogunu seviyorum aslinda bayagi materyali elle giriyor, istifade ediyoruz.
Hmpf o ’sinsi’ kismi Marx isi icindi, yanlis yere yazmisim.
“Bence AKP’ye oy veren bir insan ancak iki şeyden biridir: Ya bir aptal ya da bir üçkağıtçı. Bundan başka mantıklı bir açıklama olamaz.”
Ben bu yorumları kaçırmışım. Bak seeeeeen! Allallaaaaa! Zürriyet gazetesinin gerizekalılıkla küstahlık bulamacı yazarlarını mı okudum yanlışlıkla acaba? Yoksa hayasızlık ve edepsizlik HMT’dan London’a uçakla bir saatte mi varıp bulaşıyor bazı adamlara?