İZLENİMLER YORUMCULARINA İTHAF EDİLMİŞTİR

Halat değil baskı balatası

Usta eve gidip bakmış, şimdi telefon açtı, benim bahsettiğim problem görülmüyormuş. O vakit nedir dedim, baskı balatası arızalıymış 150-200 papeli bulur diyor. Bakalım ne halt edeceğiz.

27 Responses to “Halat değil baskı balatası”

  1. Debriyaja bastiginizda bir hafiflik/yumusaklik hissediyor muydunuz? Veya sertlik?

  2. Belirgin birşey yoktu dün akşam, birazdan bakayım. Ama hafif yumuşamış olabilir.

  3. Araba ne marka? Ben biraz ugrastim 80-85 arasi yapilmis VWler ile, sansa tutarsa belki bir faydam olur (gerci servis kilavuzlarim yok yanimda ama olsun).

  4. Tamam. Evde bir kontrol edeyim, size bilgi veririm.

    Ustanın baskı balata iddiasını pek gerçekçi bulmadım, zira arabanın 1-5 vites arası geçişlerinde hiçbir sıkıntı yoktu. Dün akşamki arıza ise birebir debriyaj halatına işaret ediyordu.

  5. Fethi bey,

    Skoda falansa hiç uğraşmayın. İlk arabam Skoda Favorit idi mübarek müslümana gavur eziyeti yaptıydı. Her gün birşey çıkardı adam gibi bir uzun yol yapamazdım.

    Sattım da kurtuldum Allah biliyor ya belki de adam hala beddua ediyordur.

    Skoda olmasa da satın kurtulun derim. Alalım size güzel bir araba. Koskoca blogcu Fethi böyle antikalarla mı uğraşacak canım?

  6. bende diyorum fethi beye yap bir guzellik sitede, bedavadan okuyor belesciler diye ama dinletemiyorum. var mi oyle uc kurusa bes kofte? atsinlar pamuk elleri ceplere. ayip degilmiki turkiyenin en matrak blogcusu baski balatasi bozuk arabayla geziyor, bisikletinin zinciri atiyor?

    secim sonucunu ohaaa dedirtecek sekilde yanlis tahmin edenler klimali plazalarda calisip ozel soforlerle gezsin, oturdugu yerden kafayi calistirarak neredeyse tamamen bilen fethi bey debriyaj ayari sasmis arabaya binsin! bu durum bizim ayibimizdir cocuklar. atalim pamuk elleri cebe keselim fethi beyin ayagini yerden.

  7. Suat bey,

    Evet, Favorit.

    Satalım satmasına da yerine alacağım şey daha iyisi olmayacak. 2008 sonuna kadar tüm gelirim eşe dosta ipotekli.

    Balatayı değiştireceğim çare yok. Veya araba gidiyorsa çaktırmadan bineceğim. Gittiği yere kadar.

  8. Manyakadam,

    Bu işler arz-talep meselesidir. Ben, benim yaptığım işe para ödeyecek insanlar olduğunu zannetmiyorum.

    Arabamdan da memnunum, kazancı helal para ve bilek hakkıyla elde etmek lazım. Ne olacak, bir sene sonra değiştiririz emektarı ama başım dik gezerim.

  9. Fethi bey,

    Arabasiz yasamak mumkun degil midir oldugunuz yerde? Servis otobus filan yok mudur? Ben evden calistigim icin ornek degilim tabii, ama vergisi benzini tamiri otoparki derken oturup hesaplasam akbil parasi ve bunaldigim dakika taksiye binmek araba sahibi olmaktan ucuza gelmis olabilir benim icin. Ama tabii arabasi olan arkadaslarimi da somuruyorum eger bir yere filan gidilecekse, o ayri.

  10. Yahu bana mı denk geldi bilmiyorum ama beni illallah ettirmişti Favorit. Hararet sorununu vardı ve tamircim -eğer beni kazılamak için dememişse- kronik olduğu söylemişti. Bıktıydım elim sürekli manuel fan düğmesindeysi. Bagajda da bir bidon su.

    Siz memnunsunuz ama, enteresan..

    Ben sizin yerinize olsa aynı ayarda üç-beş lira takviye ile Broadway felan alırdım. Az arıza yapar, parçası da ucuzdur. Araba fiyatları da iyice düştü, 7 bin liraya güzel temiz bir Broadway alabilirsiniz mesela.

  11. “Arabasiz yasamak mumkun degil midir oldugunuz yerde?

    Bülent bey, aile durumunuz nasıl bilmiyorum ama 2 çocuklu, eşi dostu çok bir aile için araba şart artık bence..

  12. fethi beycim ayni sekilde dusunuyorum. ama kaleminden para kazanmak da cok buyuk bir haslettir. buyuk dediysem tabi yilmaz ozdil gibi tiriskadan degil, kelimenin gercek anlamiyla. buyuk yazarsiniz vesselam. en azindan reklam koyalim o yuzden bu siteye.

  13. Bülent Bey,

    Arabasız yaşanır elbette ama yaşadığım bölge biraz şehir dışı ve şehirde toplu taşıma imkanı iyi değil. Ne devletin ne özel sektörün. Servis de yok. Öte yandan, ben mayıs-ekim arası bisiklete binerim, daha hesaplı oluyor. Ancak, taşra semtte yaşadığın zaman araba bir ölçüde gerekli oluyor, özellikle hanım kullanıyor.

    Öte yandan benim yaşadığım yerde otogazlı bir araba toplu taşımadan daha hesaplıdır. İstnbul’da akbil filan avantajlı olabilir elbette.

  14. Suat bey,

    Favorit ile hararet problemi ben de çok yaşadım. Başıma neler geldi, robdöşambrda yazsam hem ağlar hem gülersiniz. Şu ara iyi yalnız, epey masraf ettim.

    Broadway tipi bozuk araba, 7.000 lirayı vermişken Felicia alırım herhalde. En iyisi sabredip 10.000′e filan daha yeni birşey almak.

  15. Aslinda su Cin mali ucuz arabalar gelse bir an evvel diyecegim ama devlet otogaz gibi onu da vergiyle ayna kafaya getirirse hicbir ise yaramaz. Ama yapmazlarsa cok iyi olur. Cok kaliteli olmasa da halk (vatandas degil) en azindan butun aksami sifir kilometrede olan yeni arabaya biner.

  16. Suat bey,

    Bazen tamircilar anlamiyorlar, sacma sapan seyler soyluyorlar. Ben o yuzden ABD’de hic aklimda yokken iyi kotu arabamin cogu isini yapacak hale getirdim kendimi. Ozellikle elektrikli sistemleri ve enjeksyon mekanizmalarini pek anlamiyorlardi ucuzca paralara calisanlar.

    Sizin dediginiz manuel fan dugmesi gayet abes birsey gibi geldi bana, umumiyetle fani elektrikli olan arabalarda radyator suyuna bakan termostat da olur. Yok muydu? Var idiyse, ve bloktan olculen sicaklik yuksek radyatordeki alcak oluyor idiyse o aradaki yayli termostat bozulmus olabilir mesela. Neyse.

  17. Dr. Hayvan,

    Evet, ben de aynı kanaatteyim. Devlet bizim Çin yahut Hint arabasına binmemizi dahi çok görür, basar vergiyi.

  18. Bülent Bey,

    Dediğiniz gibi termostat da sıkça arızaya sebep oluyor. Bir de Skoda’da iki defa devri daim pompası değiştirdiğimi hatırlıyorum, o da hararete sebep oluyor. Radyatör de iyi olmalı. Manuel fan filan tamamen pansuman tedbir, benim arabaya da taktı bir usta.

  19. Bu konularda epey bilgi var ortalıkta
    http://www.skodam.com/forum_posts.asp?TID=1294

  20. Bülent Bey,

    “Sizin dediginiz manuel fan dugmesi gayet abes birsey gibi geldi bana,

    Abes ki ne abes. Kaç kez açık unutup aküyü bitirdim.

    Ama mübarek otomatik fan çalışmıyor ki? Tamirci yapıyor deniyor, “tamam abi” diyor gösteriyor. Hakkaten o an çalışıyor. Sonra ertesi gün çalışıyor diye biniyorsun başlıyor arabadan duman çıkmaya.

    tevekkeli değil oraya bir de manuel eklemişler, güven olmaz diye. Tamirci “abi bu arabalar soğuk iklime göre yapılmış, çekoların orası soğuk, buraya intibak edemiyorlar falan” dedi. “ya ne alaka, termostatın derecesi orada ayrı burda ayrı mı ölçüyor” dedim cevap vermediydi.

    Bir gün çoluk çombalak Balıkesir’den çıktık Altınoluk’a gideceğiz. Yaz günü hava sıcak. Yola çıktık, 120 km yol alti üstü. Bir gün önce de termostatı kontrol ettirmişim. Hanıma goroslanıyorum “zımba gibi oldu maaşalah” filan diyerek.

    Neyse yola çıktık yahu daha 10.km de başladı hararet gostergesi 95′i zorlayama. fanı da açtım, yok düşmüyor. Arkada bidon var su ekleye ekleye gidiyooruz, ama her yokuşta aynı, conta yandı yanacak. Bi sinirlenmişim arabayı yakacaktım hanım zor aldı elimden.

    Hasılı Favorit mi, aman aman..

  21. Suat bey,

    Bülent bey, aile durumunuz nasıl bilmiyorum ama 2 çocuklu, eşi dostu çok bir aile için araba şart artık bence.

    Oturulan yere bagli bu biraz. Ben evli filan degilim, oyle acayip gezme aliskanlarim da yoktur ama ablama bakiyorum pekala da idare edebiliyor uc cocukla enistem yokken. Hesaba katmadiginiz sey, eger gece mece veya issiz bir yer degilse insanlarin taksiye binebilecegi. Bilmemkac milyar arabaya verilmeyince, bunalindigi dakika ‘ne var, on milyon veririm’ deyip taksiye atlamak hesap acisindan makul oluyor.

    Bir de su oluyor, eger arabaya alisildiysa yoklugu hissediliyor. Ne ablam ne ben (ben Turkiye icin) hic araba sahibi olmadik ve kullanmadik, onun icin nasil oluyor bilmiyoruz (ailemizin de yoktu). Ben bunu kendimden de biliyorum, ABD’de pek de sehre benzemeyen bir yerde bile galiba 4 sene bisiklet ve insan somurusuyle idare ettim hic sIkIlmadim. Sonra gucum yetip ehliyet ve araba alinca hersey degisti, simdi de arabasiz olmayi dusunemiyorum orada.

  22. Suat Bey,

    Ben skoda ile Balıkesir, Edremit’i, bırakın, Balıkesir’den hani o kuş uçmaz yoldan Kütahya’ya bile gittim. Her arabada bazı sıkıntılar olabiliyor ama Skoda Favorit küçük bir araba, uzun yol için pek elverişli değil. Bir de bazı adam şanssız olur, biz olmasak fukara oto sanayi ustaları neyle geçinecek.

  23. http://www.moralhaber.net/haber_detay.php?haber_id=18534 çin arabaları için şu video oldukçu düşündürücü… hepsi böyle değildir inşallah

  24. Bülent bey,

    Anlıyorum dediğinizi. Ben İstanbul’da -ya da benzeri büyüklşehirde- yaşasam tahminen ben de arabaya binmezdim.

    Bizim buralarda yaşam sitili farklı birazda. Mesela bize rahat batar, şöyle hafta sonu evde ayakları uzatıp yatamayız. Ya şehre 20 km küçük çiftliğe gideriz ya Altınoluk’a, ya pikniğe. Özellikle yazın.

    Zaten bize söz düşmüyor, arkadaşların hanımları, bizim hanım hafta içi planları yapıyor bize uymak kalıyor. Bütün bunlar da arabasız olmuyor.

    Yoksa diğer türlü -mesela- Balikesir’in bir ucundan diğer ucuna 12-13 YTL yazar taksi ki, kiyas yaptiginizda cok cok ucuza gelir.

    Fethi bey,

    Kütahya yolu ha? Şu Dursunbey’in dağlarını aşan sapa yol. Valla Allah kurtarmış, başınıza birşey gelse kolay bulamazlar. Uzun da o yol, 235 km falan. Maaşallah sizin Favorite..

  25. Suat Bey,

    Aynen o yol. Tabii ilk anlarda nasıl bir yere girdiğimizi biz de bilmiyorduk. Tavşanlı’ya vardığımızda ilk petrolde önce şükür secdesine kapandım ardından da bir iki kilo leblebi aldım.

    Yine de güzel yerlerdi, benim gibi saf bir de Honda Accord vardı, adamcağız sonra arkamdan kayboldu, ne oldu bilmem.

    Bülent bey, Anadolu böyledir, gez gez neler görürsün.

  26. Kütahya yolu deyince aklıma ne geldi.

    Bekarız, bir arkadaşım askere gitti, Kütahya’ya havacı eğt. merkezine.

    Yemin törenine gitmeye niyetlendik 2-3 arkadaş. Dedik ki vaktimiz çok yok, hadi Dursunbey üzerinden gidelim, aynı gün dönmemiz gerek çünkü. Öbür türlü Bursa’dan dolaşmamız gerek ki 200-250 km atiyor.

    Daha önce hiç gitmemiştik, yola koyulduk. Yol Dursunbey’i geçtikten sonra iyice ıssızlaştı. Virajları aşa aşa tırmanıyoruz.

    Bir baktık, yolu kesmişler. “Aha dedim ben, eşkiya mıdır nedir, hapı yuttuk.” Dikkatlice baktıok, orman köylüleri kesilen ağaçları traktörlere yüklüyorlar. Traktörün arksında bir makina var zincirli, büyükleri o atıyor römorke.

    Bir de bazı, nispeten ufak kütükler var. Ama ufak dediysem yine de büyük yani ben kaldıramam herhalde. İşte bu kütükleri 15-16 yaşında kızlar sırtlayıp, sırtlayıp romorke atıyor. Hayret ettik bu ne kuvvet, dağ köyü kızları böyle oluyor demek ki.

    Dedim ki arkadaşlara, “yaw dedim bu kızlarla falan evlensek kızdırmaya gelmez, bir vursa sakatlanırız alimallah” Hem hayret etmiş hem de gülüşmüştük. 5 dakikada kütükleri kaldırıp yolu açtılar biz de devam ettiydik..

    Bir kez kullandım o yolu, sonrasında Kütahya’ya yine gittim ama hep Bursa üzerinden..

    Gerçekten Anadolu’da çok ilginç yerler/hikayeler, var gezenler için.

  27. […] olmazsa blogcu esnafı ve yorumcularla, gazeteleri okuyup bozulan ayarımızı hayatın içinden laklak yaparak düzeltiriz.” bile dedim. O kadar […]

Leave a Reply

Kapat
E-posta ile paylaş