Geçenlerde bahsettiğim hoca kitaplarını gönderdi demiştim, bir de içine yerel gazete sıkıştırmış. Mahalli gazeteleri severim, ilginç şeyler çıkar. Bu hakikaten incelemeye değer şey. Bu arada hocanın 3 telif, 5-6 da çeviri kitabı geldi. Aklınca hava mı atıyor, neyse. Yeni Ekonomi diye biri var, kapağı berbat ama ödüllü filan diyor, ikinci baskıymış. Ahbap çavuş ödülü mü diye baktım, değil galiba. Ekonominin eskisi, yenisi mi olur diyerek biraz inceledim, neredeyse 10 yıllık bir süreçte yazılmış kitap, şimdilerde Murat Karun’un ilgilendiği şeyler, internet, yok bilgi toplumu, sanayi toplumu, üçüncü dalga, dördüncü boyut vs. Türkiye’ye dair birşey yok ama okunabilir. Kulağını bir çekeyim, belki Türkiye ile ilgili değerlendirmelerle günceller. Neyse, o iş bizim mevzumuz değil, Murat Karun baksın, ben yerel gazeteden bahsedeceğim.
(Gazetedeki isim ve resimleri ilgili şahısların izni olmadığı gerekçesiyle kapatmaya çalıştım, resimlere tıklayarak tümünü görebilirsiniz)
Yerel gazeteler genelde maddi imkansızlık içinde çıkar ve biraz namerde muhtaçtırlar. Büyük gazeteler sanki farklı mı, onlar da parayı verenin düdüğünü çalar diyebilirsiniz, ki yanlış diyemem. Tek fark yerel gazetede buna ilaveten imla ve mantık hatalarının da olması. Misal bu gazetenin adı: Direniş. Ortada bir Atatürk resmi var, doğal olarak “herhalde ulusalcı bir gazete” diyorsunuz. Ancak içindeki yazılar her telden. Manşette “Brova Başkan” deniyor. Bravo demediğine göre başka bir anlam mı kastedilmiş? Hayır, diğer yanlışlara da bakınca alenen hatalı söylendiği anlaşılıyor. Peki başkana neden “brova” deniyor? Haberi okuyunca hiçbir gerekçe görünmüyor. Ama yerel gazetenin arka sayfasında silme bir reklam var, başkan vermiş. Manşetin kerameti biraz çözüldü şimdi.
Alt tarafta da ilginç bir haber var. “…çamlığın yangını’nı kahraman türk polis kurtardı” denmiş. Yangını kurtararn “kahraman” Türk Polisi, ilginç haberin detayında iki ağacın tutuştuğu yerde polislerin elleri ve ayaklarıyla etrafa sıçramayı önlediği anlatılıyor. Bu da önemli tabii, küçümsememek lazım. Haberde polislerin adı da anılmış. Teşekkürler kahraman Türk polisi diyerek bir köşe yazısına geçiyoruz.
Köşe yazarının resminden gençten ama asabi biri olduğu anlaşılıyor. Yazısının başlığı “Herkes Üstüne Vazife Olmayan İşlere, Maydanoz Olmasın” şeklinde. Yazar CHP’nin adı geçen vilayette başarısız olmasına sevinenlere, akıl verenlere kızmış olacak yerel üslupla fırça atıyor. Hakikaten hoş olmuş. Mesela “arkadaş, sen CHP’ye oy verdinmi? Hayır, genel başkan değişse oy vereçenmi,Hayır, Sana ne be kardeşim, benim genel başkanım ve adaylarım, sana kim veriyor bunu konuşma hakkını.Obizim iç meselemizdir kimse’ye ve hele hele CHP düşmanlarına düşmez. Herkes haddini bilsin.Her şeye maydanoz olmayın.” bölümü hoşuma gitti. Dobra, delikanlı adamı severm..
Hasılı, yerel gazetede daha nice bozuk imla, mürettip hatası ama samimiyet ile dolu haber ve yorum var. Resimlerini de koydum ki işte tarihe mal olsun. Geçnelerde de Yozgat’tan bir okurumuz yerel gazete göndermişti, bulabilirsem onu da inceleyeyim. Kendi yaşadığım yerdekini yazarsam kızan çıkar, fazla işi karıştırmamak lazım.
Tabii yerel gazeteler iyidir diyorum ama biraz daha editörlük işine dikkat edilse iyi olur. Eskiden kurşun harfler dökülürmüş, artık sıradan bir kelime işlemci ile yazıldığında hatanın altını kırmızı ile çizip gösteriyorlar. Tabii otantik olsun deniyorsa o ayrı.
Posted on Ağustos 19th, 2007 by robdoshambr
Filed under: Kategorilenmemiş




Leave a Reply