Domates sezonu bitiyor. Evi de satıyorum, kimi zaman bahçeye bakarken dalıp gidiyorum ama gerçekçi olmak lazım. Nitekim son Ramazan akşamı bahçede yaşlı gözlerle dolaşırken şahane bir domatese rastladım. Yeşil tonların tango yaptığı, kırmızının çiftetelli oynadığı domatesle birlikte dışı verniklenmiş gibi parlayan 5-6 da biber kopardım. Son Ramazan akşamı iftarda nohut ve pilav olacağını bildiğimden bu domates ve biberleri iyi değerlendirmek lazımdı.
Önce domatesin bir resmini çektim. Daha sonra elimle ikiye böldüm, evet, hakiki dolgun bir domates. Daha sonra nohut ve pilav organizasyonuna odaklandım. Nohut ve pilav kombinasyonu kuru-pilava göre tercihe şayan benim için. Özellikle yanında soğan ve turşu olmak kaydıyla. Kuru fasulye de iyidir, hakkını yemeyelim ama nohut bir başka.
Neyse hanım sağolsun soğanı önceden kesip sulanması için tuzlamış. Ben de bahçe domates ve marulundan bir salata yaptım. Son domatesi salataya harcamadım elbette, bunu ayrıyeten yiyecektim.
Neyse son yemeğimizi Hz. İsa misali “rabbena enzil aleyna maideten” kavlince bahçeye nazır balkonda yedik, havalar yavaş yavaş serinliyor, bundan sonra balkon sefası kolay değil. Epey pilav ve nohut yedim, hatta fazla kaçırıp bir parça kıvrandım da diyebilirim. Soğan’ın 3/4′ünü de ben yedim. Allahtan soda varmış, o iyi geldi. Tabii üstüne çay da içtik.
Bu arada benim domatesi de afiyetle yedim, bir parça da kızım istedi ama heves işte, bir ısırıp bıraktı. İleride çok arayacak bu organik domatesi. Hasılı kelam, mübarek 11 ayların gelişini coşkuyla karşılarken böyle bir ziyafet uygun oldu. Darısı başınıza.
Posted on Ekim 13th, 2007 by Fethi Sipahi Tan
Filed under: Uncategorized
fethi beycim, yemek tabaklarinizda fiyakaliymis vesselam. tabi gozumuz yok Allah daha cok versin.
Manyakadam, bizim hanımın 15 yıllık takımı, Allah size de nasip etsin, ikisini kırdım ama hala 4 tanesi mevcut, herhalde kalanı da kırmazsam bir 15 sene daha gider.
Biz de coşkuyla karşıladık ama ziyafet felan nerede.
Deniz
Fethi Bey afiyet olsun güzel bir sofra olmuş yanında ayran da varsa tamamdır. Turşunun da resmini ekleseydiniz güzel olurdu, bizim buralarda kelek turşusu kurarlar hanımlar, epey güzel olur.Bu arada evi satmanıza çok üzülüyorum gerçekten, şehir olarak neredesiniz, içimden Ankara’da yaşadığınız geçiyor, yazılarınızı da eksiksiz okumaya çalışıyorum ama pek rastlamadım(ya da rastladımda hatırlamıyorum).
manyak amca facebook a gelmiyor musunuz?
sizsiz tadi cikmiyor.
çok hainsiniz fethi bey.:) bahçeden domates koparıp yemeyeli öyle uzun yıllar oldu ki, sizi okuyunca burnumun direği sızladı. ne diyeyim darısı başıma.
Bugün öğlenden sonra şu romdışambra bi gireyim dedim, epeydir yazı yazmıyor Fethi Bey, acaba Rss’de mi sorun var diyerekten.
Karnım da acıkmıştı, nohutu ve soğanları aç karnına görünce bi canım çekti ki anlatamam.
Hemen hanıma dedim ki akşama nohut yap. Yanında da tereyağlı pilav ve soğan salatası.
Sağolsın yapmış, çok da nefis olmuş, yedik. Ardından da bi orta kahve.. Elhamdülillah.
Yani demem o ki darısı başımıza oldu yani..
Merhabalar;
O domatesi öyle görünce çocukluğumu hatırladım, babam alır getirirdi bu güzel domatesleri, diğer domateslerden farklıdır , içi lokum gibidir, incecik kabugu vardır.Kilosunu 10 ytl olsa alırım şimdi ama nerdeeeee.
İstanbul’da yenecek domates mi var?
Saygılarımla